Bir hatıra defteri olarak düzenlenmiş olan romanda Feride, kendisine yabancı bir şehirde, bir otel odasında anılarını yazarken geriye dönerek, çocukluk ve ilk genç kızlık dönemlerini anlatır.İstanbullu bir subayın kızı olan Feride, küçük yaşta annesini kaybetmiştir; yanına gönderildiği babaannesinin de ölümü üzerine "Notre Dame de Sion" Fransız yatılı okulunda okur. Yaramazlıkları yüzünden arkadaşları, okulda, ona "Çalıkuşu" adını takarlar. Anadolu'da öğretmenlik yaparak Kamran'ı unutmak isteyen Feride, İstanbul rüştiyelerinde öğretmenlik teklifini kabul etmez; tüm zorluklara ve bürokratik engellere rağmen, istediğini elde eder ve İstanbul’dan ayrılır. Anadolu'nun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yapan Feride, idealist bir eğitimcidir ancak gittiği yerlerde güzelliği başına bela olur; hakkında çeşitli dedikodular çıkar.
İlk öğretmenlik deneyimi, Zeyniler köyü denilen, hiç bir öğretmenin gitmeyi kabul etmediği kuş uçmaz kervan geçmez yerdedir. Zeyniler'de evlat edinip yanına aldığı Munise'ye bütün sevgisini verir. Kuşadası'nda öğretmenlik yaparken savaş başlar; okul hastaneye çevrilir ve Feride hastabakıcılık yapmaya başlar. Kuşadası'ndaki hastaneye başhekim olarak Zeyniler Köyü'nde iken tanıştığı Doktor Hayrullaha Bey atanmıştır. Beş yıl sonra okullar yeniden açılır. Babacan bir adam olan Hayrullah Bey, emekli olup Kuşaadası'na yerleşir ve Feride'yi kızı gibi korur. Munise'nin kuşpalazına yakalanıp ölmesinden sonra hastalanan Feride, Hayrullah Bey ile kalır. Halkın dedikodusu üzerine onunla kağıt üzerinde evlenirler; fakat aralarında sadece "baba – kız" ilişkisi vardır.






KAHRAMANLARI